KÜRESEL ÇAPTA KIYI BÖLGELERİNİN YALNIZCA YÜZDE 15'İ BOZULMADAN KALDI

Yapılan araştırmalara göre dünya üzerinde ayak basılmadan hala bakir kalan kıyı bölgelerinin oranının yüzde 15 olduğu açıklandı. Bu demek oluyor ki geri kalan yüzde 85 kıyı alanları bir şekilde insanlar tarafından işgal edilmiş. Doğa kendini yenileyebilen büyük bir oluşum.

Örneğin koronavirüs salgınında dünya genelinde yaşanan sokağa çıkma kısıtlamaları, ülkeler arası seyahat kısıtlaması gibi uygulamalar yaşandığında görüldü ki bizlerin tahribatına maruz kalan her yer kendini yeniledi. Çünkü insan faktörleri olmayınca doğa da hiçbir şey bozulmuyor ve yok olmuyor. Ülkemizden bir örnek vermek gerekirse İstanbul Boğazı’nda onlarca yunus balığı deniz sularında adeta dans ederek boy gösterdi.

***

Bizlere binlerce yıldır ev sahipliği yapan yaşlı dünyamız, yine bizler tarafından kaynakları hor kullanılınca yoruldu ve bizlere olan öfkesini ekstrem doğa olaylarını kullanarak göstermeye başladı. Aşırı sıcak hava dalgaları, şiddetli fırtınalar, hortumlar, dolu yağışları, kar fırtınaları, yanardağların lav püskürtmesi ve daha bir çok olayla dünya bizlerden intikam alıyor. Bundan 35 yıl önce dünyanın nüfusu 4 milyar 45 bin 192 kişiyken, bugün bu sayı 7 milyar 928 milyon 328 bin rakamına ulaştı. İnsan nüfusunun artması ve tekonolojinin gelişmesiyle birlikte her yere ulaşmak kolay hale geldi. Kıyı bölgelerine ulaşmak için dev gemiler, yatlar, motorlu tekneler gibi birçok ulaşım aracı kullanılıyor. Geçmişte ulaşımı zor olan yerlere şimdi kolaylıkla gidilebiliniyor.

***

Asıl sorun şu; teknolojinin nimetlerini kullanarak bir yerlere ulaşmak değil, bazı yerleri doğal halinde bakir bir şekilde bırakmamak… Herkes şunu iyi anlamalı ulaşabildiğiniz yerler sizin için ayrılmış özel bölgeler değil. Hepsi dünya mirası, illaki gidip görmek adına o kadar çok sahil bölgeleri tahrip oldu ki, bir daha asla eski günlerine dönemedi ve dönemeyecek. Bazı bölgelerde yaban hayatının üremesi, hayatını devam ettirebilmesi adına doğal haliyle kalmak zorunda. Gözlerden herkesten uzak bu kıyılık alanlarda yaban yaşamı milyonlarca yıldan bu yana hayatını sürdürürken, insan kaynaklı yıkım ve yok edilişler yüzünden nesillerinin tükenmeleriyle karşı karşıyalar.

***

Yeryüzünde yaşam hakkı sadece biz insanlara ait değil, yaban hayatının her bir canlısı da bu dünyada yaşam hakkına sahip. Bizler bu şekilde davranmaya bakir kalması gereken yerleri tahrip etmeye devam edersek barınacak, nefes alacak, karnımızı doyuracak, gelecek nesillere bırakılacak bir dünyamız kalmayak…